Hastalar İçin Pratik Bilgiler
 

TÜKÜRÜK BEZİ HASTALIKLARINDA ENDOSKOPİK YAKLAŞIM İÇİN PRATİK BİLGİLER

Nişantaşı KBB Grubu; tükürük bezi kanallarının endoskopik incelenmesinde ve uygun koşullarda endoskopik girişimlerde bulunulmasında 2004 yılından beri çalışmalarını sürdürmektedir. Bu konuda dünyadaki sayılı merkezlerden birisidir ve Türkiye'de de ilk ve en deneyimli merkezdir. Bu sebeple sadece ülkemizin çeşitli bölgelerinden değil, yurtdışından komşu ülkelerden de hastalarımız olmaktadır.

Tükürük bezi şişmelerinde ve tükürük taşı tanısı konarak bize gönderilmiş hastalarda ne yapıyoruz?

  • Özellikle yemekler sırasında yüz ve yanaklarda şişmeler görülen bir hastada tükürük bezi tıkanıklığına yol açan bir hastalık olasılığı vardır.
  • Böyle bir hastada yapılan KBB muayenesinde tükürük bezi normalden daha büyük ve sertleşmiş olarak bulunabilir.
  • Böyle bir hastaya ultrasonografi, tomografi ve benzeri tanı yöntemleri yapılmış olabilir. Burada tükürük bezinde taş görülebilir, görülemeyebilir, tükrük bezi kanalındaki değişiklikler saptanabilir ya da herhangi bir değişiklik bulunmaz.
  • Bu radyolojik tanı yöntemlerinde bazen taş gibi görülen bulguların, sialendoskopide tükürük pıhtıları (salgı yoğunlaşmaları), darlıklar, büklümler (kink) veya yumuşak dokular da (polip) olabildiğini görmekteyiz. Yani ultrasonografide taş olduğunun belirtilmesi, mutlaka kanal tıkanıklığının taşa bağlı olduğu anlamına gelmez. Ya da taş görülememiş olması, kanalın içinde bir taş bulunmayacağı anlamına gelmez. Burada kesin tanı kanalın içerisinin direkt endoskopik olarak görülmesi ile konur.
  • Ultrasonografide belirtilen taş gölgesinin büyüklüğü de her zaman anlamlı değildir. Çünkü bazen birkaç tane taş yan yana gelerek, olduğundan daha büyük çapta bir taş gibi yorumlanabilir. Bazen taşın çevresinde yoğunlaşan tükürük salgısı da taşın büyük gözükmesine yol açabilir.
  • Sonuç olarak tükürük bezlerinin kanal tıkanıklıkları gibi hastalıklarında en kesin tanı yöntemi "sialendoskopi" dediğimiz, kanal içinin doğrudan gözle endoskopik olarak muayene edilmesidir.
  • Sialendoskopi çoğu kez genel anestezi gerektirmeden, bazen ayaktan (outpatient), bazen ameliyathanede yapılan, süresi 30dk.'yı genellikle geçmeyen, ağrısız, kanamasız bir tanı yöntemidir ki buna "Tanısal Sialendoskopi" diyoruz. Tanı yöntemi olarak kullanıldığında sialendoskopinin komplikasyon riski çok düşüktür. Hastaların az bir kısmında geçici tükürük bezi şişmeleri olabilmektedir.
  • Sialendoskopi yöntemi ile teşhis edilen bazı tıkayıcı durumlarda yine lokal anestezi altında tedavisine devam edebilmek mümkündür. Ancak büyük taşların kırılması, ağızdan müdahale ile taşın çıkartılması veya açık cerrahi gerektiren durumlarda genel anestezi altında çalışmak daha uygundur.
  • Belirti veren tükürük bezi taşlarının çoğu kanal içindedir. Ultrasonografi ve diğer tetkiklerde yeri her zaman doğru belirlenemeyebilir. Özellikle çok sayıda ve küçük taş varsa bunların bir kısmı kanalda ve diğerleri tükürük bezinin içinde olabilir. Tükürük bezinin içindeki küçük taşlar çoğu kez belirti vermez ve çıkartılmalarına da gerek yoktur.
  • Sialendoskopi sırasında taş görülürse, bu taşın kanal ağzına yakınlığı, kanalı tam doldurup doldurmadığı, hareketliliği, şekli, sertliği-kırılganlığı gibi faktörler aynı seansta çıkartılabilmesi açısından önem kazanır. Genel olarak konuşmak gerekirse 5mm'den küçük taşlar kanal içinden daha rahat çıkartılabilmektedir.
  • Eğer kanal içerisinde taş değil de darlık görülmüşse, bu darlık genişletilerek açılabilir. Böylelikle tükürük akışı normale döndüğünden hastanın yakınmaları düzelir.
  • Kanal içerisinde tükürük akışını engelleyen yoğun tükürük tıkaçları da en az taşlar kadar sık görülen endoskopik bulgulardır. Bu hastalarda da şikayetler aynı taş belirtileri gibi olduğundan, hastalara "tükürük taşı" ön tanısı sıklıkla konulmaktadır. Bu hastalarda sialendoskopi hem kesin tanıyı koydurmakta hem de kanal içinin yıkanarak temizlenmesi hastaların oldukça rahatlamasını sağlayan bir tedavi yöntemi olmaktadır.

Sialendoskopinin Uygulandığı Durumlar:

  • Tekrarlayan tükürük bezi şişmeleri (Kronik Rekürren sialadenit/parotit)
  • Taş, darlık, polip, mukus tıkacı, büklüm, yabancı cisim ve benzeri tıkayıcı hastalıkların tanı ve tedavisi (sialolithiasis, darlık-stenoz, polip, mukus tıkacı, büklüm, yabancı cisim)
  • Tükürük taşlarının geleneksel ameliyatlarla ağız içerisinden çıkarılmasının tehlikeli olabileceği durumlar
  • Daha önce tükürük bezi taşı nedeniyle uygulanmış olan eski yöntemler sonrasında, tekrarlayan durumlarda, kanal sisteminde taş kalıp kalmadığının belirlenmesi
  • Gizli tükürük taşlarının belirlenmesi
  • Tükürük taşlarının erken oluşum safhalarında belirlenmesi (mukus veya fibrin tıkaçları) ve taş oluşumuna karşı önlem olarak
  • Tükürük bezi iltahabı sonrası veya ağızdan müdahale geçirmiş hastalarda darlıkların veya tıkanıklıkların tedavisi
  • Tükürük bezi kanallarının anatomik farklılık veya bozuklukların belirlenmesi ve tedavisi
  • Tükürük bezlerini ilgilendiren sistemik veya romatizmal hastalıkların yol açtığı sorunların belirlenmesi ve tedavi yaklaşımı
  • Kronik sialadenitli hastalarda genişletme ve yıkama amaçlı olarak kullanılması
  • Çeşitli kanserler nedeniyle Radyo-iyot veya radyasyon tedavisi sonrası gelişen ve kendini ağız kuruluğu tablosu ile gösteren tükürük bezi iltahaplarında mevcut en yeni ve başarılı yöntem olarak kullanılması
  • Çocuklarda tekrarlayan tükürük bezi şişmelerinde (juvenil rekürren parotit)
  • Çocuk hastaların tükürük bezi taşı tanı ve tedavilerinde kullanılır.

    Tükürük Bezi Çoklu Taşlarının Endoskopi İle Çıkartılması
    Tükürük Bezi Çoklu Taşlarının Endoskopi İle Çıkartılması

 
 
 
 
 
 
 
 

 


Şehir dışından gelecek olan hastalarımız için öneriler:

  • Bir hafta öncesinden randevu alınız. İstanbul dışından ve tükürük bezi için geleceğinizi mutlaka belirtiniz.
  • Şehir dışından gelen hastaların muayeneleri randevu tarihinde yapılmaktadır. Hastaların gelirken daha önce yapılmış tüm tetkiklerini beraberlerinde getirmeleri uygun olmaktadır. Sialendoskopi kararı verilen hastaların endoskopik girişimleri genellikle ertesi gün yapılmaktadır. .
  • Tükürük bezlerinin akut iltihaplı durumlarında, yani tükürük bezi çok şişmiş, kızarık, şiddetli ve sürekli ağrılı ve üzerinde sıcaklık artışı olduğu ve şişliğin küçülmediği durumlarda, hastanın kendi bölgesindeki bir kulak burun boğaz uzmanına gözükmüş olması uygundur. Yemek yedikten bir süre sonra inen, ağrısız şişlikler hastalığın olağan belirtileridir ve antibiyotik tedavisi gerektirmez, sialendoskopik girişimin geciktirilmesini gerektirmez..
  • Olağan koşullarda hastaların çoğu kez hastanede kalmalarına gerek olmamaktadır, ancak iki gün sonra gerekecek kontrolleri için İstanbul'da kalmaları uygun olur..
  • İhtiyaç duyulması halinde yakın çevredeki otellerin isimleri sekreterliğimizden öğrenilebilir..
  • Nişantaşı KBB Grubu'nun SGK ile anlaşması yoktur.

  • Untitled Document

    Bu sitenin içeriğinin kopyalanması ve yeniden dağıtılması açık olarak yasaktır.
    İşbu sitenin içeriğindeki herhangi bir hata veya yanlışlıktan KBB Nişantaşı sorumlu tutulamaz.

    © Copyright KBB Nişantaşı. Tüm Hakları Saklıdır.
    artworks: juvenis