Tükürük Bezi (Tükrük Bezi)
Taşlarında Ameliyatsız Dönem !



Çene Altı Tükürük Bezi Şişmesi
Çene Altı Tükürük Bezi Şişmesi


Çene Altı Tükürük Bezi Şişmesi
Çene Altı Tükürük Bezi Şişmesi

Parotis (yanak) Tükürük Bezi Kanalının Seyri
Parotis (yanak) Tükürük Bezi
Kanalının Seyri



Ultrasonografide Taş Tanısı
Ultrasonografide Taş Tanısı



Kullanilan Sialendoskoplar
Kullanılan Sialendoskoplar



Tükürük Bezi Endoskopunun Çapı Hakkında Bir Fikir

Tükürük Bezi Endoskopunun Çapı
Hakkında Bir Fikir


Tükürük Bezi Kanalı İçerisinden Taş Çıkartan yada Darlık Açan Araçlar
Tükürük Bezi Kanalı İçerisinden Taş Çıkartan yada Darlık Açan Araçlar




Sialendoskopide taşların görünümü



Tanısal Sialendoskopi
Tanısal Sialendoskopi


Lazer İle Taş Kırma
Lazer İle Tükürük Bezi Taşı Kırma



Basket İle Taş Çıkarma
Basket İle Tükürük Bezi Taşı Çıkartılması



ISWL ile Kırılarak Çıkartılan Başka Taş Örneği
ISWL ile Kırılarak Çıkartılan
Başka Taş Örneği



Tel Basket ile Taş Çıkartılması
Tel Basket ile Tükürük Taşı Çıkartılması


Girişimsel Sialendoskopi İle Çıkartılmış Taş Örnekleri
Girişimsel Sialendoskopi İle Çıkartılmış Taş Örnekleri

 
Tükürük Bezi Hastalıkları
 

Tükürük bezlerini şişiren hastalıklar nelerdir?
Tükürük bezi hastalıkları kendini yüz veya çene altındaki şişliklerle belli eder. Bu şişlikler çoğu kez yemek yeme sırasında ortaya çıkar ve yemekten sonra yavaş yavaş küçülerek geçer. Eğer tükürük bezi kanalı tam tıkanmışsa şişlik tam olarak geçmez ve kalıcı olabilir.
Bu şişlik zaman zaman ağrılıdır, tükürük bezi iltihabına yol açmışsa üzerinde kızarıklık ve ısı artışı da görülebilir. Genel olarak tükrük bezi şişmelerine şu hastalıklar yol açar:
  • Tükürük bezi taşları (sialolithiasis) (en sık rastlanılan sebeptir).
  • Tükürük bezi kanal darlıkları.
  • Tükürük bezi kanal tıkaçları.
  • Tükürük bezinin iltihapları.
  • Tükürük bezi kanalı anatomik bozuklukları.
  • Çocuklarda tekrarlayan tükürük bezi iltihapları (Jüvenil rekürren parotit).
  • Radyoterapi sonrası, tiroid hastalıkları (tiroid kanserleri) tedavisi sonrası oluşan kanal tıkanıklıkları ve yapışıklıkları.
  • Tükürük kanalını tıkayan yabancı cisimler (saç teli, çay, kılçık gibi).
  • Erişkinlerde bağ dokusu hastalıkları (Sjögren sendromu, romatoid artrit, sarkoidoz gibi).
  • Tükürük bezi tümörleri.
  • Tükürük bezi hastalıklarının teşhis ve tedavisindeki en yeni yöntem nedir?
    Bu konudaki en yeni ve etkin yöntem, tükürük bezlerinin kendi doğal kanallarından bakılarak kanal içini tıkayabilecek koşulların kesin bir şekilde saptanmasına ve gerekiyorsa aynı seansta bunun tedavisine olanak sağlayan sialendoskopi yöntemidir. Böylelikle tükrük bezlerinin dışarıdan yapılan geniş ameliyatlarına giderek daha az gerek duyulmaktadır.



    Tükürük Bezi Taşlarında Ameliyatsız Dönem
    Halk arasında safra kesesi ve böbrek taşları kadar yaygın olarak bilinmese de tükürük bezlerinde görülebilen taşlı hastalıklar kişinin yaşantısını çok etkileyebilmekte. Yanaklarımızda ve çene altlarında ikişer tane olarak bulunan büyük tükrük bezlerinde taşlar oluşabiliyor.

    Tükürük bezi taşlarının belirtileri nelerdir?
    Tükrük bezinin ağız içerisine tükürük boşaltan kanalları bu taşlarla tıkandığında hastalığın belirtileri ortaya çıkıyor. Yemek yerken yanakta ve çene altında ağrılı şişlikler oluşması en sık rastlanılan belirtidir. Bu durumda tükrük salgısını uyaran ekşili asitli yiyecekler tükrük bezlerinde daha belirgin şişmelere yol açabiliyor ve eğer tükrük bezi kanalı tam tıkanmamışsa bu ağrılı şişlikler yemekten sonra yavaş yavaş küçülüyor. Eğer bu şişlikler hemen küçülmüyorsa, çok ağrılı ve sıcak hale gelmiş ise tükrük bezinde iltihaplanma da başlamış demektir.

    Tükürük bezi taşları ne zaman belirti veriyor?
    Tükrük bezinde oluşan taşlar eğer tükrüğü boşaltan kanalı tıkarsa tükürük bezi şişiyor ve özellikle yemekler sırasında hastaları rahatsız ediyor. Tükürük bezlerinin kanalları 2 ila 3 milimetre çapındadır ve bu boyutlara ulaşmış bir taş tükrük salgısını engelliyor. Tükrük bezi taşları bazen tükürük bezi kanalında hareket halinde olabiliyor. Bu yüzden kanal bazen açık, bazen kapalı olduğundan hastanın şikayetleri her zaman olmayabiliyor. Tükürük bezi şişliği kanal açıldığında küçülüyor ve yeniden kanal tıkanıncaya kadar tamamen normal dönemler olabiliyor. Ancak bu gün biliniyor ki tükürük bezi taşları her sene 1 milimetre kadar büyüdüğü için sonunda kanalı tam olarak tıkıyor ve hastanın ağrılı şişlikleri kendiliğinden geçmiyor.

    Tükürük bezi hastalıklarının teşhisi nasıl yapılıyor?
    Tükrük bezi şişliği şikayeti ile başvuran hastalarda önce basit bir kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Arkasından yüzdeki veya çene altındaki şişliğin ultrasonografik incelemesi istenir. 3 milimetre civarındaki taşlar ultrasonografide görülebilir, daha küçük olan taşlar saptanamayabilir, fakat kanal genişlemesi gibi dolaylı belirtiler verebilir. Şüpheli durumlarda tomografi de istenilebilir. Ya da günümüzde olduğu gibi tükürük bezi kanalının içerisine endoskopik yöntemle doğrudan bakmakta mümkündür ki, bu durumda hem teşhis hem de tedavi aynı anda gerçekleştirilebilmektedir. Bu yönteme "sialendoskopi" (Tükürük bezlerinin endoskopisi) adı veriliyor.

    Tükürük bezi taşlarının tedavisi nasıl yapılıyor?
    Yakın zamana kadar kanalı tam tıkamayan taşlarda hasta tekrarlayan antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır ve eğer taş kanalı tam olarak tıkamışsa tükürük bezinin tamamı ameliyatla çıkartılırdı. Günümüzde tükrük bezinin kanallarından girebilen endoskop yardımıyla bu taşlar kanal içerisinden çıkarılıp alınabiliyor. Bu yönteme "girişimsel sialendoskopi" (Tükürük bezine endoskopik yolla kanal içi girişimi) adı veriliyor. Bu işlemin yapılabilmesi için taş çapının kanal çapından çok fazla büyük olmaması gerekiyor. Bazı büyük taşlar ise lazerle veya şok dalga taş kırma cihazlarıyla daha küçük parçalara kırıldıktan sonra yine kanal içerisinden çıkartılabiliyor. Çok büyük taşlar bu yönteme izin veremeyeceği için ağız içinden endoskopik yaklaşımla birleştirilerek yapılan bir cerrahi ile çıkarılabilir. Bu koruyucu yöntemler dışında tükürük bezinin çıkarılacağı geniş ameliyatlara ancak bu yöntemlerin uygun olmayacağı hastalarda başvurmak gerekebilir.

    Tükrük bezi taşlarının siyalendoskopik yöntemle çıkarılması

    Tükürük bezi taşlarının teşhis ve tedavisindeki endoskopik yöntem nerelerde yapılabiliyor?
    Tükrük taşlarının tedavisinde kullanılan bu yöntem İsviçre, Almanya, Fransa ve İsrail gibi ülkelerde öncü merkezlerde yapılmakta ve ülkemizde de bu konu Dr. Erhun Şerbetçi'nin öncülüğünde sadece Nişantaşı KBB Grubu tarafından yapılmaktadır .

    Submandibuler Glanddan Forseps İle Çoklu Taş Çıkkartılması  
    Submandibuler Glanddan Forseps İle Çoklu Taş Çıkkartılması
     
     
    Tel Basket İle Kırılarak Çıkarılan Taş Örneği

    Tükürük Bezi Taşı Dışında Tükürük Bezi Şişmelerine Yol Açabilen Diğer Hastalıklara Endoskopik Görünüşleriyle Örnekler
    (Soldan sağa yukarı sıra: İltihabi darlık, tükürük tıkacı, kanal büklümlenmesi. Soldan sağa alt sıra: Kanal içinde fibrin tıkaç, kanal tıkanıklığı, polipler)



     
    Tükürük Bezi İltihabı nasıl gelişiyor?
    Tükürük bezi hastalığı denildiğinde en sık karşılaşılan durum tükürük bezi taşı veya tükürük bezi iltihabıdır. Bazen önce tükürük bezi iltihabı gelişir ve bu durum taş oluşumuna yol açar. Ya da önce tükürük bezi kanalı tükürük bezi taşı ile tıkanır ve bu tükürük bezinin iltihabına yol açar. Tekrarlayan tükrük bezi iltihabı, tükrük kanallarının daralması veya tıkanmasına yol açabilir. Bu durumda iltihabi süreç tekrarlayarak devam eder. Kanalların sialendoskopi tekniği ile açılıp temizlenmesi tükürük bezinin normale dönmesini sağlayarak etkin bir tedavi sağlamaktadır. Ancak tükürük kanallarının tekrarlanan genişletmelerine rağmen kronikleşmiş tükürük bezi iltihapları da mevcuttur. Günümüzde bazı guatr hastalarında uygulanan radyoiyot (atom tedavisi) diğer adıyla radyoaktif iyot (RAİ) tedavisi sonrası tükrük bezi şişmeleriyle kendini gösteren tekrarlayan tükürük bezi iltihapları görülebilmektedir. Bu durumda da en etkili tanı ve tedavi yöntemi sialendoskopik tekniktir.


    Klasik Tükürük Bezi Ameliyatları Nasıl Yapılıyor?
    Sialendoskopi tekniğinin giderek artan yüksek başarı oranları artık klasik açık tükürük bezi ameliyatlarının giderek daha az yapılmasına yardımcı olmuştur. Sialendoskopi olanağının bulunduğu merkezlerde tükürük bezlerinin açık ameliyatları son seçenek olarak düşünülmelidir.

    Çene altı tükürük bezi (submandibuler bez) için, sialendoskopik girişimle taşın çıkartılamayacağı durumlarda veya tümör durumlarında, tükürük bezi ameliyatı tükürük bezinin tamamının alınması şeklinde yapılır. Bu geleneksel ameliyatın en bilinen riski, aynı taraf dudak köşesinin geçici veya kalıcı felcidir. Bununla birlikte tükürük bezlerinin klasik ameliyatlarında tecrübeli merkezlerde bu komplikasyonlar sık olarak görülmezler. Dilde tat duyusunun azalması, yara infeksiyonu, kanama ve yara izi kalması diğer komplikasyonlar arasında sayılabilir.

    Parotis (yanak tükürük bezi) klasik ameliyatlarının en önemli riski ise yüz sinirinin ana dalcıklarının zedelenmesidir ki, bu durumda kısmi veya tam yüz felci olabilir. Bu yüzden parotisin açık geleneksel cerrahilerine tümörler dışında kolayca başvurmak istenmez. Sialendoskopi tekniği özellikle parotis tükürük bezi taşlarında bu yüzden ilk seçenek olarak yaygın kabul görmektedir. Parotis bezinin ameliyatlarında da çene altı tükürük bezlerinin ameliyatlarında yaşanan diğer komplikasyonlar görülebilir. Bununla birlikte zorunlu durumlarda açık tükürük bezi ameliyatları, konuda deneyimli merkezlerde güvenle yapılabilmektedir ve hala tükürük bezlerinin özellikle tümör cerrahisinde seçkin bir yöntem olarak uygulanmaktadır.

    Başa Dön

 
 
 
 
 
 
 

Untitled Document

Bu sitenin içeriğinin kopyalanması ve yeniden dağıtılması açık olarak yasaktır.
İşbu sitenin içeriğindeki herhangi bir hata veya yanlışlıktan KBB Nişantaşı sorumlu tutulamaz.

© Copyright KBB Nişantaşı. Tüm Hakları Saklıdır.
artworks: juvenis